31 Ağustos 2015 Pazartesi

İş hayatında çocuklar ve iş kazaları

Bir dram iş hayatında çocuklar


Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde küçük denecek yaşta çalışan çocuklara daha çok rastlanır. Rakamsal değerler de bunu kanıtlayacak cinsten. İş kanunu ve güvenliğinin daha çok geliştiği ve insan hayatına daha çok önem verilen ülkelerde çocukları çalışma hayatında pek görmeyiz. İş hayatında çocuklar oldukça fazla sayıdadır.


Günümüzde çocukları koruma kanunlarında iyileştirmeler yapılsa da tam anlamıyla bu istenen düzeyde değildir. Özellikle ağır işlerde çalıştırılması kesinlikle yasak olan çocuklar için denetimler gün geçtikçe artmaktadır. Başta sigortalı işler olmak üzere denetimi daha kolay olan şirket ya da fabrikalarda küçük yaşta çocukları çalıştırmanın bedelini hem aile öder hem de işveren. Eğer ki çocuk ailesi tarafından zorla çalıştırılıyorsa devlet korumacı misyonuyla devreye girer ve çocuğun hem ruhsal durumunu hem de fiziksel durumunu kontrol eder. Eğer ki çocuk bir işveren tarafından zorla çalıştırılmışsa işveren hakkında yasal işlem başlatılır. Kısacası her anlamda çocukların lehine olan bu düzenlemeler gelişmiş ülkelere olması gereken düzenlemelerdendir. Bu gibi düzenlemelerin ve yasaların çok daha ileri seviyelere taşınması devletin de sosyal amaçlarından biridir. İş hayatında çocuklar bir garip hikayedir.



İş hayatında çocuklar ve iş kazaları

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Ölülerin kokusundan parfüm yapıldı

Ölülerin kokusundan parfüm yapmak


Habere göre Katia Apalategui adlı kişi, babasının ölümünden sonra, babasına olan özlemi gidermesi adına onun kokusundan yola çıkarak ölülerin kokusundan parfüm yapmaya başladı. Haber Alman haber kanalı n-tv’de yayınlandı. Fransız Apalategui, tanıdıklarının ölümünü kabullenmeyenler için özel olarak ürettiği bu parfümleri 560 dolara satıyor.


Fotoğraf, video gibi ölüden kalan materyallerin özlemlerini gidermediği gerekçesiyle bir ilke imza atarak ölülerin parfümünü yapma çalışmalarına başladı. ‘’Kalain’’ adlı firmayı kurarak eşsiz bir parfüm yapmak Katia Apalagui, ayrıca anneler için bebek kokusu gibi farklı parfümleri de üretiyor. Kokusunun alınması istenen kişi için elbiselerindeki moleküller çeşitli kimyasal uygulamalardan geçilerek çoğaltılıyor ve ayıklanıyor. Nitekim alkol içerisinde yoğun bir karışımdan geçirilerek hazırlanan bu parfümler büyük ilgi görmeye başladı. Bunların yanı sıra hayvan severler için de çok sevdikleri hayvanlarının kokusunu saklamak isteyenler için de parfüm üretiyor. Bir şişesi 560 Euro olan bu parfümler, bizlere ‘’Parfüm’’ adlı filmi anımsatıyor. Filmde seri katil, bakire kızları öldürerek derilerinden bir koku üretiyordu.



Ölülerin kokusundan parfüm yapıldı

20 Ağustos 2015 Perşembe

Muhammed Demirci içini döktü

Bir futbol yıldızı genç Muhammed Demirci


Beşiktaş’ın büyük umutlarla gündeme getirdiği Muhammed Demirci, basın mensuplarına içini döktü. Açıklamalarında keşke bana Messi demeselerdi diye içini döken Demirci, Belçika’ya umutlarını yeniden yeşertmeye gidiyor. Belçika 1. Lig ekiplerinden olan Mouscron’a transfer edilen ve yerli Messi lakabıyla bilinen Muhammed Demirci, bu lakabın hoş olmadığını belirtti. Kendisinden istenen tüm özellikleri bir anda zirvede görmek istediklerini ancak bunun mümkün olmadığı söyleyen, açıklamalarına başarının sindire sindire ve adım adım elde edilebileceğini dile getiren Demirci, sabırsızlık insana olan bakış açısını son derce olumsuz yönde etkileyeceğini dile getirdi.


Barcelona’ya neden transfer edilmediği sorusu üzerine Muhammed Demirci, sebebini bilmediğim bir şekilde transferim gerçekleşmedi. 10 günlük bir Barcelona gezisi sırasında gelişmelerin olumlu olduğunu ve iyi bir performans sergilediğini sözlerine ekledi. Neden transferin gerçekleşmediğini  %100 bilmediğini dile getirdi. Bilic zamanında gündeme gelen sakatlıklar nedeniyle erken dönmek zorunda kalması, kendini tam olarak sergileyemediği için üzüntü duyduğunu ve her zaman içinde Beşiktaş’ın yerinin ayrı olduğunu sözlerine ekledi.



Muhammed Demirci içini döktü

14 Ağustos 2015 Cuma

İslamiyet’ de hangi günler Oruç tutulmaz?

Hangi gün oruç tutulmamalıdır?


Ramazan ayı dışında yıl içerisinde şükretmek, adak adamak, kaza etmek gibi sebeplerle Müslümanlar oruç tutmaktadırlar. Ancak bazı günler oruç tutulması mekruh olmayan günler arasında yer almaktadır. Ramazan Bayramı’nın ilk günü ve Kurban Bayramı boyunca yani dört gün toplamda beş gün oruç tutmak mekruh olmaktadır. Haram değil ama harama yakın olduğundan bu beş gün boyunca oruç tutulmaması gerekmektedir. Oruç tutmak isteyen kişiler oruçlarını bozduklarında bu günlerin orucunu kaza yapmak zorunda değillerdir.



Müslümanlıkta bayram günleri oruç tutulması mekruh olduğu gibi tek başına Cuma günleri oruç tutulması mekruh olmaktadır. Cuma günleri Müslümanlar için bayram niteliğindedir. Cumartesi günleriyse Yahudilerin özel günü olduğundan Müslümanlarında tek başına Cumartesi günleri oruç tutmamaları önerilmektedir. Ancak Cuma günleri kandile denk gelmesi durumunda hadislerde yer alan bilgilere göre oruç tutulabilmektedir.  Tek başına Muharrem ayının sadece onuncu günü oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesiyle birleştirilen ya da bir sonraki gün de oruçlu olunacak durumlarda oruç tutulması mekruh olarak değerlendirilmemektedir. İlkbaharı müjdeleyen Nevruz ile Mehrican günlerinde de oruç tutmak mekruhtur. Ramazan ayının birinci günü ya da Şaban ayının son günü olduğu konusunda kesin olarak bilinmeyen güne Şek günü adı verilir. Bu durumda şüpheli yapılan niyet için tutulan oruç mekruh olacaktır.



İslamiyet’ de hangi günler Oruç tutulmaz?

9 Ağustos 2015 Pazar

Kulak dehası ve müzik

Kulak dehası nota ve ses


Milyonda bir rastlanılan ve kulak dehası olarak nitelendirilen her sesin notaya dönüştürülebilmesi durumu Atipik Otistik olan Taylan tarafından gerçekleştirilmekte. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde düzenlenen yaz kursu aracılığıyla piyanoya olan yeteneği fark edilen Taylon, mutlak kulağı ile müzik aletlerinden ya da doğada yer alan seslerden etkilenerek kulak dehası olduğunu ve sesleri nota diline dökebilmekte. Olduğunu söyleyebiliriz.



Taylan henüz 16 yaşında ve Atipik Otistik hastası. Geleceğin piyanisti olarak değerlendirilen Taylan, ATSO Güzel Sanatlar Lisesi’nin konservatuar sınavlarına hazırlanan Taylan, Emre Köstence isimli müzik öğretmeni aracılığıyla keşfedildi.


İyi bir piyanist olmak istediğini söyleyen Taylan, piyanoya olan tutkusunu anlattı ve piyano başına her geçtiğinde dinleyenleri kendine hayran bırakmaya devam ediyor. Müzik öğretmeni olan Emre Köstence ise Taylan’ın Mozart ile Beethoven’u sevdiğini ve şu an tek eksiğinin evinde piyanoya sahip olmadığını söyleyen Köstence aynı zamanda otizmlilerin sanatsal konuda yetenekli olduklarını belirtti. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olan Menderes Türel ise, Taylan için her türlü desteği vereceklerini ve Taylan’ın yeteneğiyle gurur duyduğunu söyledi.



Kulak dehası ve müzik